
Roof.Hâl Temas Programı
Vol. 01: Komşuluk
Tema Hikayesi
Sabah ayazında, karanlık karanlık sokaklarda, işe gitme çabasıyla türlü düşünceler; dünkü bilmem kim beyin laf sokmaları, efendim yarınki son günü gelmiş faturan. Hatta birkaç haftaya şu suyu akan sifonu da bi yaptırmak lazım. Beton kaldırımda yürüyorsun kara kara, bakışların adımlarında. Zaten soğuk, ellerin cebinde yumruk…
“Günaydın abla!” diye bir ses karşıdan, dükkan açma rutininde. Kafanı kaldırıp bi sağa sola bakıp sonra buluyorsun sana bakan gülen gözleri ve selam eden elini. 5-6 saniyeliğine gülen gözlere karşılık şaşkınlığını belli etmeyen kocaman (belki birazcık ama birazcık abartılı) bir gülümsemeyle ve elbette cebindeyken yumruğunu açtığın ve selam etmek için kaldırdığın elinle, sanki 'ben ben evet ben!' diyen elinle.
Dedim ya, 5-6 bilemedin 10 saniye. Zaten soğuk. Unutuverirsin bilmem kim beyi, akan sifonu. Selamlaşırsın kaldırımın karşısında temizlik ürünleri satan amcayla. Tanımazsınız zaten öyle birbirinizi elbette. Gide gele gide gele, mahallecilik ya, takipleşirsiniz uzaktan, yaşlanmasını izlersin inceden. Ha, belki bi de arada sorarsın o aksayan bacağını, ağrıyor mu? İyi misiniz diye. Ama o kadar; cevap o kadar önemli değil zaten, sorman değerli hem sana, hem ona… Zaten soğuk.
10 saniye süren sıcak dalgasını bırakıp geri dönersiniz ikiniz de işinize, geri dönersiniz karanlık abislere... Dedim ya, zaten soğuk.
Böyledir işte komşuluk, mahallecilik... Almanya'daki annenin büyük büyük dayısı Taner Amca'dan daha yakın oluverir iki yanda oturan Aysel Teyze; Çorlu'daki hala çocuklarından daha samimi oluverir kaldırımın karşısındaki temizlik ürünleri satan, bacağı aksayan Tahsin Amca.
Hadi bi daha demiş olayım: Zaten soğuk :)
Ekin Kılıç Ezer

