top of page

Geçici Çözümlerle Uzun Soluklu Değişim: Taktiksel Kentleşme

Kendin yap şehirciliği, Gerilla Kentleşme ve Pop-up kentleşme olarak da karşımıza çıkan, Yeni Şehircilik akımının bir şemsiye terimi olan Taktiksel Kentleşme nedir?


Taktiksel kentleşme, düşük maliyetli, hızlı ve ölçeklenebilir geçici müdahaleler bütünü olarak özetleyebileceğimiz bir kentsel hareket örneği. İsmini bilmeden birtakım örnekleriyle karşılaştığımız fakat pek de dikkatimizi çekmeyen, bir konsept olarak düşünmediğimiz bu kavram 2010 yılında CNU NextGen grubunun düzenlediği bir buluşma ile bir hareket olarak tanımlanıyor.


Tepeden inme kararlara tepki olarak, genellikle mekanın kullanıcıları tarafından gerçekleştirilen bu tip müdahaleler literatürde ‘mekanı üretme, katılımcılık ve aktivist eylem’ olarak yer alıyor. Mekanı üretirken aynı zamanda da etkileşim ve paylaşım alanları da oluşturmaya zemin hazırlıyor.


The Street Plans Collaborative’in kurucuları Mike Lydon ve Anthony Garcia Tactical Urbanism: Short-Term Action, Long-Term Change kitabında Taktiksel Kentleşmenin 5 farklı karakteristik özelliğini şu şekilde özetlemiş;


  1. Değişimi teşvik eden bilinçli, aşamalı olarak gelişen bir yaklaşım

  2. Yerel planlama sorunları için yerel çözümler sunar

  3. Kısa süreli ve gerçekçi beklentileri karşılar

  4. Düşük riskle, olası büyük ödüller getirir

  5. Vatandaşlar, kamu ve özel kuruluşlar ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar arasında sosyal sermaye ve kurumsal kapasite oluşturur

Çoğunlukla kent ve kentli tarafından üretilen bu müdahaleler ne kadar geçici, düşük riskli ve maliyetli olarak düşünülse de amaç bir mekanı güzelleştirmenin, renklendirmenin çok daha ötesinde. Bu tarz küçük değişimlerin ardında yatan amaç kısa sürede etki yaratarak uzun vadede değişimi körükleyecek potansiyeli ortaya çıkarmak, bunun yanı sıra da eyleme geçenlerin kente haklarını elde edebilecekleri bir araç olmak.


Taktiksel Kentleşme projeleri kentlilerin yanı sıra hükümetler, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, taban örgütleri tarafından da yönetilebilir. Gelin örnekleri birlikte inceleyelim;


NYC Times Square


Sürecin hükümet tarafından yönetildiği, bir mimarlık firmasının profesyonel desteği ile gerçekleştirilen projenin taktiksel şehircilik örnekleri arasında sıkça bahsi geçiyor.

2000’li yılların sonuna kadar New York’un en işlek kavşaklarından olan Times Meydanı, 2009 yılında Bloomberg yönetimi tarafından meydanın belirli kısımlarındaki araç girişleri geçici olarak kısıtlanarak, yaya dostu bir meydan haline getirildi. Geçici bir müdahale olarak başlayan, belediye ve Snøhetta mimarlık firması tarafından yapılan yayalaştırma projesi, yayaların mekanı aktif kullanması ve araç trafiği kaynaklı yaralanmaların azalması ile 2010 yılında kalıcı hale geldi. 2016 yılına kadar süren bu süreçte ise Gehl Architects ile birlikte dönüşüm ve tasarım stratejileri üzerinde çalışıldı. Böylece Times Meydanı günümüzdeki halini aldı.


Park(ing) Day



Park(ing) Day ekibi 2005 yılında ilk etkinliklerini San Francisco’da düzenledi. San Francisco park yasalarını inceleyip, park alanlarına araçlardan başka bir şey konulamayacağına yönelik bir kısıtlama olmadığını fark edip harekete geçiyorlar.


Bir günlüğüne araç park yerlerinden birini kiralayarak, yere yapay çim yerleştiriyorlar ve mekanı geçici olarak gerçek bir parka dönüştürüyor. Araç park alanından sanat, aktivizm ve kültürel ifade alanı olarak yararlanma arzusuyla hareket ediyor ve Park(ing) Day’i herkesin kullanabileceği bir açık kaynak haline getiriyor.


Geçici Müdahale Platformu



Gezi Direnişi’nin etkileri üzerine İzmir’de bir araya gelen ekip ilk faaliyetlerini 2013 yılında Alsancak’ta 5 günlük bir süreçle gerçekleştirdi.


“Bu kentte neler oluyor?” sorusu ile yola çıktıkları bir haritalama çalışması ve buna aldıkları dönütler sonrasında ise Ağaçsız Alana Gölgelendirme atölyesi düzenleyen ekip, yurttaşlardan yaşadıkları bölgeyle ilgili sorunları haritaya pinlemelerini istiyor. Haritalama ile elde ettikleri verileri gelecek projeleri için altlık olarak kullanıyorlar. Ağaçsız Alana Gölgelendirme atölyesinde ise katılımcılarla renkli çaputları kullanarak gölgelik alanlar oluşturuyor, insanları bir araya getiren bir etkileşim ve paylaşım alanı üretmiş oluyorlar.


Türkiye’de de örneklerini görmeye başladığımız taktiksel kentleşme bizleri kentsel mekanın renkli kapılarını aralamaya itmenin daha da ötesinde, kentlilerin de bir parçası olabileceği uzun dönemde etkili ve insancıl değişimlere yol açıyor. Peki biz bu değişimin nasıl parçası olabiliriz?


Yazar: Zeynep Aybüke Mutlu


Kaynaklar:












48 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page