Bir Asamblaj Sanatı: Creative Hubs

Creative Hub’lar, yaratıcı platformlar, farklı alanlarda çalışan, birlikte çalışmaya ve yeniliklere açık insanları bir araya getiren ortak yaratım ve üretim alanları. Her creative hub’ın işlevi ve içinde barındırdığı topluluk farklı olsa da, hepsinin ortak özellikleri çeşitli alanlardan yaratıcı, açık fikirli ve birlikte üretime açık insanları bir araya getirmesi.


Türkiye’de ve birçok farklı ülkede çeşitli sayı ve biçimlerde creative hub bulunuyor. Örneğin İzmir’deki UrbanTank, kar amacı gütmeyen bir tasarım ve düşünce platformu. Kentsel yaşamda insan odaklı çözümler üretmeyi esas alarak insanların kentle, kentin içinde yer alan kamusal alanların da insanlarla nasıl ilişkilendiğini keşfediyor.


İstanbul’dan Atölye ise bir yaratıcı platform ve stratejik tasarım stüdyosu olarak çeşitli alanlardan bir araya gelen topluluğuyla pozitif etki yaratmak üzere çalışıyor.

İngiltere’den Site Gallery, aslında kendini bir creative hub olarak tanımlamayan klasik bir sanat galerisi. British Council tarafından yayınlanan ‘Creative Hubs: Understanding the New Economy’ raporu Site Gallery’i bir creative hub olarak örnek gösteriyor. Galeri, sanatçılar için bir kesişim ve işbirliği noktası olarak özellikle genç sanatçıların görünürlüklerini arttırmak için alan yaratıyor.


Maker hub, hacker hub, kuluçkalar, vb. gibi çeşitli formlarda dijital, fiziksel, vb. creative hub türü olmasına rağmen, creative hubların direkt alıp uygulanabilecek bir formülü bulunmuyor. İki ‘maker hub’ bile birbirinden ayrışabiliyor. Bu formlar creative hub’ın yalnızca alt yapısını oluşturuyor ve her creative hub kendi özgün ekosistemini kendisi yaratıyor ve her birinin işlevini içerisindeki topluluk belirliyor. Bu noktada da topluluk, creative hub’ların yapı taşını oluşturuyor.


Asamblaj Sanatı


Asamblaj sanatı, birbirinden farklı objelerin bir araya gelmesiyle oluşturulan görsel bir sanat formu. Asamblaj teorisi de sosyal dünyayı asamblaj sanatı gibi görüyor, “bütünden ayrı da anlamlı olan parçaların bütün ile beraber farklı bir anlam kazanması” veya “bütün içerisindeki parçalar yer değiştirdiğinde bütünün de farklı bir anlam kazanması” anlamına geliyor.


Kurguladığı bütüne göre parçalar seçmek veya kendisini seçen parçalarla bütünün kendi kendine şekillenmesine izin vermek de creative hub’ların elinde.

Asamblaj teorisine göre, bütüne bakıldığında bütün içerisindeki hiç bir parça bir diğerinden üstün değil. Çünkü her biri, bütün içerisinde farklı bir işleve sahip. Birbiriyle uyuşmayacağını düşündüğünüz iki obje yan yana geldiğinde hayal edemediğiniz anlamlı bir bütün oluşturabiliyor; birbiriyle bağlantısı olmadığını düşündüğünüz disiplinlerden iki insan yan yana geldiğinde bambaşka bir fikir ortaya çıkarabiliyor.

Bir asamblajın asamblaj haline gelebilmesi için de haliyle parçaların birbiriyle etkileşime geçmesi gerekiyor. Bu etkileşimi de creative hub’lar sağlıyor, parçalar arasında yapıştırıcı görevi görüyor. Parçaların biraraya gelmesi, parçaların kendisinden de öte bir bütün yaratıyor.


Özetle, creative hub’lar, içine giren her bir parçayla, kendini sürekli yeniden yaratan ve bambaşka bir bütüne evrilen ortak yaratım alanları. Her biri, birbirinden bağımsız insanları bir araya getirerek büyük bir insan asamblajına ev sahipliği yapıyor.


Kaynaklar

European Graduate School Video Lectures — Manuel DeLanda. Assemblage Theory, Society, and Deleuze. 2011

British Council — Creative Hubs: Understanding the New Economy. 2016

Güzin Yeliz Kahya — Mekan-Zamansal Kentsel Asamblajlar: Kentin Yeniden Tanımlanan Ortak Mekanları

3 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör